• SURİYE’DEKİ
    MUHALİF GRUPLAR

    Kim bu ‘muhalefet’ dedikleri?
    Hangi örgüt nereyi kontrol ediyor?

    Erman Çete

    Slider Background

Güney komşumuz Suriye’de emperyalizm destekli vekalet savaşı, dördüncü yılını doldurmaya yaklaşıyor.

Bu savaşta yüz binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarcası yaralandı, bir o kadarı da memleketinden göç etmek zorunda kaldı.

Suriye’nin altyapısı ve ekonomisi büyük zarar gördü. Türkiye’nin en uzun sınıra sahip olduğu komşu ülke, parçalanmanın eşiğine geldi. Silahlı cihatçı gruplar Ortadoğu’nun dört bir yanına yayıldılar.

Peki, binlerce yıllık etkileyici bir tarihe ve muazzam bir kültürel mirasa sahip olan Suriye’yi harabeye dönüştüren bu silahlı “muhalefet” gruplarının belli başlı olanları hangileri? Liderleri kimler? Hangi ülkelerden destek alıyorlar?

soL okurları için derledik.

Bu kaynak haberimiz ve altta yer verdiğimiz interaktif harita, Suriye’deki savaşta, gruplar arası güç dengelerinde değişiklikler oldukça güncellenecek.

Suriye sahasında güç dengesi (İNTERAKTİF HARİTA)

Suriye'de güncel askeri egemenlikleri gösteren haritayı sol üstteki tuşlarla veya çift tıklayarak yakınlaştırabilir, tutup sürükleyerek istediğiniz noktaya bakabilir, şehirlere tıklayarak ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Irak-Şam İslam Devleti / İslam Devleti


Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD), ya da yeni adıyla İslam Devleti, aslında Irak merkezli bir örgüt. 1999 yılında Cemaat el-Tevhid ve’l Cihad adıyla Afganistan’da temelleri atılan örgüt, 2003 yılındaki Irak işgalinin ardından, ABD karşıtı Sünni direnişe katıldı.

2006 yılında başka Sünni gruplarla birlikte Mücahid Şura Konseyi’ni oluşturdu. Bu dönemler, örgütün adı Irak İslam Devleti (IİD) olarak anılmaya başlandı.

2004’te Usame bin Ladin ve El Kaide’ye biat eden, Ebu Musab el-Zerkavi’nin liderlik ettiği örgüt, özellikle Irak’ın Anbar vilayetinde önemli mevziler kazanmaya başladı. IİD ve El Kaide, ABD işgaline karşı direnişi Şiilere karşı terör eylemlerine dönüştürdü. 2007-2009 arasında Irak kanlı bir iç savaşın içine yuvarlandı.

2006 yılında öldürülen Zerkavi’nin yerine geçen emirler, Ebu Eyüb el-Masri ile Ebu Ömer el-Bağdadi de 2010 yılında öldürülünce, yerlerine artık kamuoyu tarafından yakından tanınan Ebubekir el-Bağdadi geçti.

IŞİD militanları, ABD yapımı Humvee model ciplerde
örgütün bayrağını taşıyor.

Serbest fotoğrafçı - Reuters
Divider Background

2011 yılından itibaren Suriye’ye militan göndermeye başlayan IİD, 2013 yılında adını Irak-Şam İslam Devleti olarak değiştirdi. El Kaide merkezi ile gerilen IŞİD, en sonunda El Kaide lideri Ayman el-Zevahiri tarafından “aforoz” edildi ve “global cihat örgütü” ile bağlantısı kalmadı.

IŞİD, 29 Haziran 2014 tarihinde, adındaki “Irak-Şam”ı silerek, “İslam Devleti” adını aldı. Ebubekir el-Bağdadi ise “halife” ilan edildi.

Örgüt, bünyesinde genellikle yabancı cihatçıları barındırıyor.

Para kaynağı ise, Körfez ülkelerinden gelen yardımlar.

IŞİD’in 2013 yılında ortaya çıkıp büyümesinin arkasında Suudi Arabistan desteğinin bulunduğu öne sürülüyor. IŞİD, ideolojik olarak da Vahhabi Suud hanedanlığına çok yakın.

IŞİD ile Türkiye arasındaki bağ ise, neredeyse bütün dünyada duyuldu. Örgüt militanları, Türkiye’den Suriye’ye rahatça girip çıkıyor, sınırdaki “güvenli evlerde” dinleniyor, Türkiye’de yer alan 'gizli' hastanelerde tedavi oluyor, Suriye’den çıkardığı petrolü kaçak yollardan Türkiye’de satıyor.

Bab el Selam’daki göçmen kampında kurulan okulda Suriyeli çocuklar…

Fotoğraf: Hosam Katan/Reuters
Divider Background


Nusra Cephesi

Tam adı “Bilad-ı Şam Halkı için Nusra Cephesi” olan örgüt, 2011 yılının sonuna doğru, o zamanki adı Irak İslam Devleti olan Irak El Kaidesi’nin lideri Ebubekir El Bağdadi’nin, Suriye doğumlu Ebu Muhammed el-Culani’yi Suriye’ye göndermesiyle kuruldu.

Kuruluşunu 2012 yılının hemen başında ilan eden Nusra, çok sayıda bombalama eylemi yaparak sivilleri öldürmeye başladı. El Kaide eğitiminden geçen “profesyonel” militanları sayesinde, Suriye sahasında hemen güçlendi ve başka “muhalif” gruplar için de tercih edilir bir müttefik hale geldi.

2013 yılının Nisan ayında, internetten yayımlanan ve Ebubekir el-Bağdadi’ye ait olduğu iddia edilen bir ses kaydında, Nusra Cephesi’nin Irak İslam Devleti tarafından organize edildiği, Culani’nin kendisi tarafından Suriye’ye gönderildiği belirtildi. Bağdadi, iki örgütün Irak-Şam İslam Devleti adı altında birleştiğini ilan etti.

Nusra lideri Culani, ertesi gün bu birleşmeyi reddetti.

Nusra Cephesi militanları
Nusra Cephesi militanları,
bir kontrol noktasında poz veriyor. Fotoğraf: Reuters

2014 yılı boyunca IŞİD ile Nusra arasındaki gerginlik arttı ve iki örgüt birçok bölgede çatışmaya başladı.

IŞİD, geçtiğimiz Nisan ayında Nusra’nın İdlib emirini ailesiyle birlikte öldürdü.

Deyrezzor’da da IŞİD, Nusra’yı bölgeden çıkardı. Ancak ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin saldırısı ile birlikte, Nusra ve El Kaide’nin IŞİD’in yanında yer alabileceği konuşuldu.

Ürdün’de, Nusra ve IŞİD’in, bazı Selefi şeyhler aracılığıyla “sulh” görüşmelerine başladığı iddia edildi.

Nusra Cephesi, geçtiğimiz günlerde İdlib’de Suriye Devrimcileri Cephesi ve Hareket Hazm’a büyük darbe vurdu.

Nusra, İsrail sınırındaki Kuneytra’nın da önemli bir bölümünü elinde tutuyor.

Örgütün Katar tarafından finanse edildiği iddia ediliyor.

Bir Suriyeli, göçmen kampında biber kurutuyor.

Fotoğraf: Hosam Katan/Reuters
Divider Background


İslami Cephe

İslami Cephe, 2013 yılının sonuna doğru, 7 çetenin birleşmesiyle kurulmuş bir çatı örgütü. Cephe, şu örgütlerden oluşuyordu: Tevhid Tugayı (Müslüman Kardeşler’in silahlı kolu), Ahrar’uş Şam (İntihar saldırısında öldürülen lideri Ebu Halid el-Suri, El Kaide lideri Aymen el-Zevahiri’nin Suriye’deki temsilcisiydi), Hakk Tugayı, Sukur eş-Şam, Ceyş’ül İslam (İslam Ordusu), Ensar’üş Şam, Kürt İslam Cephesi.

İslami Cephe, adını ÖSO’nun Bab el-Hava sınır kapısındaki silah deposunu ele geçirmesiyle duyurmuştu. Daha sonra, 2014 yılının başlarında, IŞİD’e karşı başlatılan “muhalefet” taarruzunda da, İslami Cephe başroldeydi.

Bununla birlikte Cephe, IŞİD karşısında tutunamadı. Önce, Ahrar’uş Şam’ın El Kaide temsilcisi el-Suri öldürüldü; sonra yine Ahrar’ın “Şura Konseyi”ndeki temsilcisi Hasan Abbud, beraberindeki 27 komutanla birlikte öldürüldü. Tevhid Tugayı’nın komutanlarından Abdülkadir Salih de, Halep’in kuzeyindeki bir hava saldırısında öldürüldü.

Özellikle Halep kırsalında hala bazı bölgeleri elinde tutan İslami Cephe’nin şu anda en bilinen figürü, Suudilerin adamı olarak bilinen İslam Ordusu lideri Zehran Alluş. Alluş, IŞİD’e karşı savaşı başlatan kişi olarak da biliniyor. Özellikle Şam’ın doğusundaki Guta bölgesinde IŞİD’e karşı başlattığı harekat nedeniyle “kara liste”ye alınan Alluş’un “kellesine” IŞİD tarafından ödül koyuldu.

İslami Cephe'nin en büyük finansörleri Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan.

Halep Handarat'ta ÖSO militanları.

Suriye ordusunun Halep çemberini kapatması için kritik bölge olan Handarat,
büyük oranda düşmüş durumda
Fotoğraf: REUTERS
Divider Background


Suriye Devrimcileri Cephesi ve Hareket Hazm (ÖSO’dan arta kalanlar)

2013 yılının sonunda, bazı ÖSO grupları bir araya gelerek, Suriye Devrimcileri Cephesi (SDC) isimli çatı örgütünü oluşturdular.

ABD’nin “ılımlı” saydığı ve silah yardımı yaptığı SDC’nin lideri, geçtiğimiz Nisan ayında Antakya’da kaldığı bir evde Independent’a bir röportaj vermişti. Maruf, El Kaide ile savaşın kendi sorunları olmadığını söylemiş ve Nusra Cephesi ile silah paylaştıklarını itiraf etmişti.

Öte yandan Nusra Cephesi, Ekim ayının sonunda SDC’nin “kalesi” sayılan İdlib’de operasyon yaptı. SDC’nin ve Maruf’un merkez üssü olan Deyr Sinbol’e de giren Nusra’cılar, 100’e yakın SDC militanını da öldürdüler. Çok sayıda, SDC’li de, silahlarıyla birlikte Nusra’ya teslim oldu. Son olarak İdlib kırsalındaki Keferuma’da, SDC’ye bağlı “İslam Komandoları Tugayı”, elindeki ağır silahları Nusra’ya teslim etti.

Ancak SDC ile Nusra Cephesi, İsrail sınırındaki Kuneytra’da işbirliği yapmayı sürdürüyor.

ABD’nin bir başka “ılımlı” örgütü Hareket Hazm ise, “seküler” görünümüne rağmen ilk etapta İslamcı grupları bir araya getirmeyi planlıyordu. Örgütün ilk adı “Zaman Muhammed Hareketi” idi. Ancak örgütü fonlayanların bir dizi kararsızlığı neticesinde, en sonunda “ılımlı” etiketi ile dünyaya geldi. Örgütün ilk aşamasında yer alan gruplardan bazıları, Mücahid Ordusu’nu kurmuştu.

Hazm Hareketi, adını ABD’den aldığı anti-tank TOW füzelerini sergilediği videoyla duyurdu. Destek ise, o dönemki ÖSO lideri Salim İdris’ten geldi. Batı tarafından “desteklenmeye değer” yeni bir “ılımlı” silahlı çete doğmuştu.

Örgütün, Katar ve Türkiye’nin “son ‘ılımlı’ kozu” olduğu ve Batı’dan destek almak için Suudi destekli SDC ile yarıştığı iddia edilmişti.

Gelinen noktada, tıpkı SDC gibi, İdlib kırsalındaki Hazm üyeleri, silahlarıyla birlikte Nusra Cephesi’ne teslim oldular.

Halep’te bir Suriyeli, sokakta mazot satıyor.

Fotoğraf: Hosam Katan/Reuters
Divider Background


Mücahid Ordusu

2014 yılının hemen başında ilan edilen Mücahid Ordusu (Ceyş’ül Mücahidin) da bir çatı örgütü. Örgütün en önemli unsuru, ABD menşeli TOW silahlarına sahip Nureddin el-Zanki İslam Tugayı’ydı. Ancak bu grup, birkaç ay sonra ittifaktan ayrıldı.

Mücahid Ordusu, Halep kırsalında ve İdlib’de küçük bir bölgeyi kontrol ediyor.

Muhacir ve Ensar Ordusu ve Çeçenler

Çoğunluğu Çeçenlerde oluşan El Kaide bağlantılı bir grup. Kurucu liderleri Ebu Ömer el-Şişani, Rusya’ya karşı Çeçenistan’da savaştı. Şu andaki liderleri Selahaddin el-Şişani.

Halep Savaşı’nda Suriye ordusuna karşı “muhalifler”in yanında savaştı. Örgüt, Kafkaslar'daki cihatçı örgütlenmesi olan İslami Kafkas Emirliği'ne bağlı. Doku Umarov'un ölümünün ardından yeni Çeçen lider Ali ebu Muhammed'e bağlılığını açıkladı. El Kaide'nin Suriye'deki resmi kolu olan El Nusra'yla da sık sık birlikte hareket eden örgüt, bir dönem IŞİD'e bağlılığını açıklamış, fakat bu karar Kafkas Emirliği'nden veto gelince geri çekilmişti.

Örgüt, Halep Handarat’ta Hazm Hareketi ve Mücahid Ordusu ile ittifak halinde. İnternette paylaşılan bir videoda, ABD yapımı TOW füzelerine de sahip olduğu görülüyordu.

Bir başka Çeçen grubu ise, Müslim el-Şişani komutasındaki Cund’uş Şam. Bu grup, Kesab’daki Ermenilere ve Alevilere yönelik saldırının başını çekmişti.

Yine çoğunlukla Çeçenlerden oluşan başka bir grup, Muhacir ve Ensar İttifakı. Bu ittfakta Cund’ül Aksa, Ümmet Tugayı, Ömer Tugayı ve Hak Tugayı yer alıyor.

Cund’ül Aksa, Idlib’de SDC’ye yönelik Nusra saldırısında, El Kaide’ye destek veren grup.

Suruç’ta sınırda Türkiyeli Kürtler,
hemen ötede Kobani’de süregiden çatışmaları izliyor.

Fotoğraf: Yannis Behrakis/Reuters
Divider Background


YPG

Türkçesi Halk Savunma Birlikleri olan YPG, 2004 yılında Qamışlo’da Kürtlere yönelik saldırılardan sonra Demokratik Birlik Partisi (PYD) tarafından kurulmuş, ancak Suriye’de vekalet savaşı başlayana kadar ilan edilmemişti.

2012 yılının Temmuz ayında, Afrin ve Kobani’deki Suriye ordu birlikleri çıkartıldı ve YPG bu kentleri ele geçirdi. YPG, özellikle Haseke, Serekaniye ve Kobani’ye yönelik cihatçı saldırılarına başarıyla direndi. YPG, Irak sınırındaki Til Koçer (El Yarubiye) sınır kapısını da IŞİD’in elinden almıştı. Haseke’yi Suriye ordusu ile birlikte kontrol eden YPG, Halep bölgesinde yakın zamanda ÖSO’cu bazı gruplarla “Burkan el-Fırat (Fırat Volkanı)” isimli ittifakı kurdu. Kobani’de de, Suwar el-Rakka isimli eski Nusra müttefiki, YPG ile birlikte savaşıyor.

YPG, Irak’ta Ezidilere yönelik IŞİD saldırısı sırasında da, Şengal’deki halkı tahliye ederek önemli bir başarı elde etmişti.

YPG kendisini tüm Rojava’nın güvenlik kuvveti ve partiler üstü bir silahlı güç olarak tanımlasa da, PYD ve PKK’yle bağlantılı sayılıyor. Bazı kaynaklar, PKK gerillalarının YPG saflarında savaştığını iddia ediyorlar.

Cebhet’ül Ekrad (Kürt Cephesi)

Örgüt, ÖSO’ya bağlı olarak savaş ilk başladığı zamanlarda kuruldu. Halep ve Rakka-Tel Abyad civarında etkili olan Cebhet’ül Ekrad, zaman zaman YPG ile, zaman zaman cihatçı gruplarla ittifak kurdu. Azaz’dan IŞİD’in çıkartılmasında İslami Cephe ve diğer gruplara yardımcı olan unsurlardan birisi de, Kürt Cephesi’ydi.

Kürt Cephesi, 2013 ortalarında, “PKK’yle olan bağlantısı” gerekçe gösterilerek ÖSO’dan atıldı. Ancak cephe, 2014 yılında tekrar ÖSO ile ilişki kurdu.

Haber: Erman Çete
Coğrafi Görselleştirme: Turgut Yıldız
10 Kasım 2014