• SURİYE DOSYASI

    Harita ve Rakamlarla Suriye'de Güncel Durum

    Erman Çete - Turgut Yıldız

    Suriye Dosyası

Suriye, 5. yılını deviren büyük bir savaşla boğuşmaya devam ediyor. Ülkenin ekonomisini, altyapısını, insan kaynaklarını ve en önemlisi geleceğini harap eden bu dış destekli savaş binlerce Suriyelinin hayatını mal oldu, milyonlarca Suriyelinin hayatını geri dönülemeyecek şekilde değiştirdi.

Bir süredir devam eden ateşkese rağmen, siyasi çözüm ile taçlanacak bir barış hâlâ uzakta. Suriye ordusunun Humus’un doğusunda IŞİD’e karşı kazandığı zaferler dikkat çekerken, ABD’nin, Türkiye’nin ve Suudi Arabistan’ın desteklediği “ılımlı” gruplar, aslında ateşkese dahil edilmeyen El Kaide ile birleşerek Halep’te ve Lazkiye’de yeni saldırılara başladı. Ateşkes, özellikle ABD ve müttefikleri açısından, Suriye’ye silah yığma ve nefes alma anlamına geldi.




Hatırlanacağı üzere, ABD ile Rusya, Suriye'nin coğrafi olarak tamamını kapsayan, IŞİD ve Nusra Cephesi'nin dışarıda bırakıldığı bir ateşkes konusunda anlaşmışlardı. Bu anlaşmaya, ilk etapta çok sayıda silahlı grup uyacağını açıklamış, ancak ÖSO başlantılı militanlar, Nusra Cephesi'nin ateşkes dışında bırakılmasından hoşnutsuz olduklarını pek çok kez açıklamışlardı.

Ateşkes boyunca, ABD, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin özellikle Halep'e silah göndermeye devam ettiğine ve buradaki militanların ateşkesi yalnızca bir "mola" olarak gördüğüne ilişkin haberler çıkmıştı. Öte yandan, Türkiye'nin Suriye'deki rolünden hoşnut olmayan ABD'nin, özellikle PYD konusunda bazı tavizler kopardığı, Ankara'nın da Washinton ile aynı çizgiye gelme konusunda adımlar atabileceği konuşuluyordu.

Ateşkes, Halep'in güneyinde ABD ve Türkiye destekli ÖSO'cuların, Nusra Cephesi ile birleşerek ordu mevzilerine saldırması ve Tel el-Eys'i ele geçirmesiyle bozuldu. Yine Halep kuzeyde de, cihatçı gruplar bir araya gelerek, Kilis'in Elbeyli ilçesinin karşısındaki Er-Rai kasabasını IŞİD'den aldı ve örgütün sını geçişlerini yalnızca Cerablus'a hapsetmiş oldu.

Halep merkezde ise, Türkiye destekli cihatçı gruplar, YPG kontrolündeki Şeyh Maksud mahallesine rastgele roketler fırlatmaya devam ediyor. Bu saldırılarda çok sayıda sivil hayatını kaybederken, YPG de karşılık olarak cihatçıların elindeki Kastello Yolu'na saldırıyor. Ordunun Şeyh Maksud'da YPG'ye destek verdiği de iddialar arasında.

Suriye, Hizbullah, İran ve Rusya ise, ateşkesin bozulmasına karşılık olarak Halep'te cihatçılara son darbeyi vuracak büyük operasyona hazırlanıyor.

Haber : ABD Halep'e silah yığıyor; cihatçılara yardım Reyhanlı'dan gidiyor

Haber : Halep'te bir acayip zor yarış: Ateşkes mi dediniz...




Suriye’deki vekalet savaşından etkilenen Suriyeliler gündeme geldiğinde, medyada genellikle Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi ülkelere ya da Avrupa’ya sığınmak zorunda kalan göçmenler yer alıyor.

Oysa başka ülkelere göçen Suriyeliler, mülteci krizinin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Suriye’nin içinde yer değiştiren, savaşın devam ettiği bir bölgeden başka bir bölgeye sığınmak zorunda kalan Suriyelilerin sayısı, nüfusun neredeyse yüzde 25’ini oluşturuyor ve dış göçe nazaran çok daha fazla. Üstelik, medyada yer almasa da, bu iç göçün çok büyük bölümü ordu kontrolündeki bölgelere doğru yapılıyor.

Savaşta ölenlerin oranına baktığımızda da, en büyük oran siviller (%31) ve ordu-miliste (%14+%9).


Dış göçte, şu ana kadar Suriyelilerin en fazla göçmek zorunda kaldığı ülke Türkiye. Bununla birlikte, nüfusu ve büyüklüğü düşünüldüğünde, Lübnan’daki 1 milyonu aşkın mülteci ve bunların yarattığı yeni duruma, Lübnan’ın Türkiye kadar “vaveyla” koparmadığı düşünülebilir. Yine Ürdün de, nüfus ve büyüklüğüne oranla hayli fazla sayıda Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Dahası, bu ülkelerin, Filistin sorunu kaynaklı büyük bir Filistinli mülteci nüfusuna ev sahipliği yaptığı da akılda tutulmalı.

Ayrıca, Türkiye’nin göçmen sayısına ilişkin rakamları manipüle ettiğine ilişkin ciddi kuşkular var. Bazı kaynaklar, Türkiye’yi girişin kaydının tutulduğunu, ancak çıkışın tutulmadığını ve Suriyeli sayısının “şişirildiğini” öne sürüyor

Haber : Türkiye Sığınmacı Sayılarını Manipüle mi Ediyor?


2015’in Aralık ayında Al Monitor’da yayımlanan bir makaleye göre, 2011’den 2014’ün sonuna kadar Suriye’nin toplamdaki ekonomik kaybı 203 milyar dolar. Bu rakam, ülkenin 2010’daki Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın yüzde 383’ü. 2010’daki rakam 60 milyar dolardı. 2015 yılındaki GSYH ise yalnızca 30 milyar dolar.

Savaştan en çok etkilenen sektörler turizm ve sanayi. Sanayi üretiminin savaş öncesine göre yüzde 80 oranında azaldığı tahmin ediliyor.

Uzmanlar, Suriye’nin yalnızca siyasi birliğinin değil, ekonomik birliğinin de dağıldığını, ekonomide de “haritanın yeniden çizildiğini” ve yeni ve kontrolsüz ekonomik alanlar yaratıldığını vurguluyorlar.

Kaynaklar :
- BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Verileri
- BM Kalkınma Programı Verileri
- Confronting Fragmentation, Syrian Center for Policy Research, 2015
- Al-Masdar Al-‘Arabi (The Arab Source)


İçerik: Erman Çete
Görselleştirme: Turgut Yıldız
Nisan 2016