• TÜRKİYE EMEK HARİTASI

    Birinci bölüm: İstihdam ve işsizlik göstergeleri

    Burçak Özoğlu

    istihdam ve işsizlik göstergeleri

Türkiye emek haritası çalışmasını, ülkemizdeki güncel sınıflar mücadelesine ilişkin üretilen siyasi analizlere kaynak ve destek oluşturmak amacıyla başlattık.

Resmi istatistiklerden oluşturulmuş göstergelerin, Türkiye emekçi sınıflarının gerçek durumunu tümüyle yansıtmakta yetersiz kalacağı ortadadır. Buna rağmen, resmi işgücü istatistiklerinin oransal dağılımlarını, tarihsel değişim ve yönelimleri göstermek konusunda önemli kaynaklardan olduğunu düşünmekteyiz.

soL Portal olarak, Türkiye emek haritası çalışmasında başta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) olmak üzere, farklı kaynaklardan aldığımız veri ve göstergeleri kullanarak analizler gerçekleştirecek ve sonuçlarını haritalar aracılığıyla görselleştirip sizlerle paylaşacağız. İlerleyen haftalarda bu çalışmada yol aldıkça hem sunulan verilerin çeşitliliğini artıracak hem de yeni veriler açıklandıkça haritaları güncelleyeceğiz.



* Bu analizde kullanılan veriler TÜİK Ağustos 2014 hanehalkı işgücü anketinden alınmıştır. Türkiye işsizlik ve istihdam haritalarında kullanılan veriler ise TÜİK 2013 il ve alt bölgeler bazında temel işgücü göstergelerinden alınmıştır.

1. BÖLÜM: Türkiye’nin İşgücü Gerçekleri*


Resmi istatistiklerde çalışma ve endüstri ilişkileri başlıklarıyla anılan göstergelerde kullanılan “işgücü” ifadesi, tanımı gereği ilgili ülkenin ekonomik aktiviteye katılabilecek durumda olan 15 yaş üstü nüfusunun tümünü kapsamaktadır.

** Bu bölümdeki siyasi saptamalara, verilerin yanı sıra Komünist Parti Temmuz 2014 Siyasi Raporu’nun 23, 24, 51, 52 ve 53’üncü maddeleri kaynaklık etmiştir.

Bu toplamın içerisinde istihdam ve işsizlik göstergeleri bulunur. Ne var ki yalnızca göstergelerin tablolarına bakarak “işgücü” nesnelliğini anlamak yeterli olmaz. Türkiye Emek Haritası’nın ilk bölümünde resmi işgücü istatistiklerini analiz ederek, istihdam ve işsizlik gerçeklerini ortaya koyacağız.**



Türkiye’de işsizlik oranı,
iki haneli sayılara ulaşmış durumda.


Fotoğraf: Murad Sezer/Reuters

Murad Sezer


AKP’nin “Yeni Türkiye”si, işgücü açısından hızla derinleşen bir karanlığa sürükleniyor. Türkiye kapitalizmi, özelleştirme ve esnekleşme saplantılarıyla tüm nüfusuna geleceksiz ve güvencesiz bir ekonomik aktivite alanı kuruyor.

Türkiye’de işsizlik iki haneli sayılara ulaşmış durumdadır. Türkiye’de resmi işsizlik oranı mevsim etkisinden arındırılmış biçimiyle %10.4’dür.

   Resmi işsiz sayısı 2 milyon 944 bin kişidir. Bu sayı, yapılan anketlerde işsiz olduğunu ve iş aradığını bildirmiş kişilerden oluşmaktadır. Bunun yanında 2 milyon 486 bin kişi, çalışmaya hazır olduğu halde, iş aradığını ifade etmediği ya da iş bulma ümidi olmadığı için işsizlik rakamları dışında kalmaktadır.

   Ev işleriyle meşgul olarak tanımlandıkları için 11 milyon 623 bin kadın işgücü dışında kabul edilmekte, ne işsizler arasına ne de ücretsiz aile işçisi rakamlarına eklenmektedir.

   15-24 yaş arası genç resmi işsizlik oranı yüzde 18.9’a ulaşmıştır.

Türkiye, hizmetler sektörü ülkesidir.
İstihdamın yarısının hizmetler sektöründe oluşunun yanısıra, işsizlerin yarısı da hizmet sektöründe işlerini kaybedenlerden oluşmaktadır.

İşsizlerin daha önce
çalıştığı alanlar


Türkiye’de hizmetler ve inşaat sektörleri toplamı istihdamın %60’ına yaklaşmış durumdadır (%50.5 Hizmetler, %7.3 İnşaat). Hizmetler sektörü 2004-2013 yılları arasında, yani AKP’li yıllarda %6’lık oranda artış göstermiştir.


   AKP’nin hizmetler sektöründe yoğunlaşmaya, inşaat alanına kaynak aktarmaya ve sanayisizleşmeye dayalı bir paradigmanın icracısı olduğu tespitine dayanarak, Türkiye emekçi sınıfları nesnelliğinin de buna uygun şekilde yapılandığını gözlemekteyiz.

   Hizmetler sektöründeki 13 milyon 361 kişi içerisinde en büyük oran 3 milyon 682 kişi ve yüzde 27,5'luk oranla perakande ve toptan ticaret alanındadır. "Yeni Türkiye" Tayyip Erdoğan'ın ilk günden verdiği söz doğrultusunda tüccarlar ve onlar için çalışanlar ülkesi haline gelmiştir.

   Toplam istihdam içerisinde “Tarım-dışı” istihdam oranı %80 lere yaklaşmaktadır. Bu nesnellik de bir kez daha Türkiye emekçi sınıflarının kentlileşmiş olduğu gerçekliğini doğrulamaktadır.



Analiz: Burçak Özoğlu
Coğrafi Görselleştirme: Turgut Yıldız, Erkan Vural
29 Kasım 2014