free wysiwyg site building software download

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Neler getiriyor, neler götürüyor?
Ali Ufuk Arikan - Turgut Yıldız

AKP'nin Meclis Genel Kurulu'na getirdiği ve görüşmeleri devam eden başkanlık sistemi düzenlemesi, Erdoğan'ın fiili olarak kullanmaya çalıştığı yetkilere yasallık kazandırırken ve bunların üstüne çok daha geniş yetkiler tanımlamayı amaçlıyor.


İşte başlık başlık başkanlık düzenlemesinin getirdikleri ve götürdükleri:

Meclis devre dışı, tek yetki Erdoğan'da

Düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri 8. madde. Bu maddeye göre Erdoğan'ın sahip olacağı yetkiler şöyle:

Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.


Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder. Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapar.


Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verir. Kanunları yayımlar.


Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir.


Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar.



Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.


Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler. Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar.


Milli güvenlik politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır.


Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil eder.


Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir.


Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir.

Eski hali nasıldı?

Yeni düzenlemede Erdoğan hem devletin başı, hem de yürütmenin başında isim olacak. Önceki düzenlemeye göre yürütme Cumhurbaşkanı ve Bakanlar arasında paylaşılıyor, hükümet görevi ise Bakanlar Kurulu'nda bulunuyordu. Yeni düzenlemede Başbakanlık kaldırılacak, bakanlar konusunda ise tek yetki Cumhurbaşkanı'nda olacak. İstediği an görevden alma yetkisi de yine Cumhurbaşkanı'nda olacak.

Mevcut Sistem

Önerilen Sistem

Denetleme Yetkisi Kaldırılıyor

Düzenlemeyle birlikte Meclis'in Bakanlar Kurulu üzerindeki denetleme yetkisi de kaldırılıyor. Buna göre artık Bakanlar Kurulu sadece Cumhurbaşkanı'na karşı sorumlu olacak.


Üstelik Bakanlar Kurulu'nun göreve başlaması öncesi Meclis tarafından verilmesi gereken “Güvenoyu” da kaldırılacak. Bunun dışında Hükümet'in Meclis tarafından denetimine olanak sağlayan “Gensoru” da yeni sistemde olmayacak. Şu anki sistemde milletvekillerinin yüzde 10'unun imzasıyla Meclis soruşturması açılabiliyordu, yeni sistemde bu da kaldırılıyor.


Yargı Erdoğan'a Teslim

Mevcut Sistemde yargıyı yüzde 46 oranında Cumhurbaşkanı, yüzde 41 oranında Yargı, yüzde 8 oranında Meclis ve yüzde 5 oranında Başbakan ve Bakanlar Kurulu belirliyor.


Yeni düzenleme sonrası ise yargıda tek sahibi Erdoğan haline geliyor. Düzenlemenin geçmesi halinde yargıyı yüzde 69 oranında Erdoğan, yüzde 31 oranında Meclis belirleyecek. Meclis'te Cumhurbaşbakanı'nın partisinin yeterli çoğunluğu sağlaması olasılığında bu durumda yargının yüzde 100'ü Cumhurbaşkanı denetiminde olacak.

Erdoğan Suçlanabilecek Mi?

Yeni sisteme göre Erdoğan'ın Yüce Divan'a gönderilmesi için şu aşamaların geçilmesi gerekiyor:


  • Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir.


  • Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.


  • Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir.


  • Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer.


Kısacası Erdoğan hakkında soruşturma önergesi için 301 milletvekilinin imzası, sonra 360 milletvekilinin onayı gerekecek. Yüce Divan'a sevk için ise 400 milletvekilinin onayı gerekiyor. Bu mucize gerçekleşirse bu durumda üyelerini Erdoğan'ın belirlediği AYM, Yüce Divan sıfatıyla Erdoğan'ı yargılayabilecek...

SORU ÖNERGESİ

 Milletvekilleri, yazılı soru önergelerini bakanlara ve cumhurbaşkanı yardımcılarına yöneltebilecek. Ancak cumuhurbaşkanına soru yöneltilemeyecek.

DENETİM

TBMM’nin Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetleme yetkisi elinden alınıyor. En önemli denetim mekanizmalarından gensoru ve Meclis soruşturması yetkileri kaldırılıyor.

HSYK

HSYK'nın adındaki 'yüksek' ibaresi siliniyor. Üye sayısı 22'den 12'ye düşürülüyor. Üyelerin yarısı TBMM tarafından seçilecek. Diğer üyeler ise Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. 

Partili Genel Başkan

Mevcut anayasaya göre Cumhurbaşkanı'nın parti bağı mümkün değil. Yani cumhurbaşkanının bağımsız olması gerekiyor. Geritilen yeni öneride ise Erdoğan hem devletin başı hem yürütmenin başı hem de parti genel başkanı olabilecek.


Erdoğan'a Koşulsuz Fesh Etme Yetkisi

Yeni düzenlemeye göre, Cumhurbaşkanı'na Meclis'i gerekçe göstermeksizin fesh etme yetkisi de tanınıyor. Bu düzenlemede yer alan bölüm şöyle:

Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.


Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.



soL Yazarları Ne Diyor?

"Anayasa değişikliklerine karşı fikrini söylemek isteyen bireylere ve demokratik kitle örgütlerine polisle saldırarak, yalnızca temsilciler aracılığıyla yapılan anayasa halkın anayasası olabilir mi? "

Devamı

"Yeni Anayasa, yeni rejim demek. Bu anayasa kabul edilirse, yeni rejim artık sürekli bir olağanüstü hal rejimidir. Meclis içi veya dışı her türlü muhalefete sıfır tolerans rejimidir. Faşizmin cisim bulmuş halidir. "

Devamı

"Hayır"ın, “hayırda hayır vardır” kolaycılığıyla gerekçelendirilmesi mümkün değildir. Bugün solun siyasal olaylardaki tutumunu belirleyen temel kriter, çözümün düzen içinde mi yoksa sosyalizmde mi arandığıdır."

Devamı

paylaş